10 Mayıs 2010 Pazartesi

Gertrud | Hermann Hesse


İlk Hermann Hesse deneyimim Gertrud'la oldu, müziğe olan düşkünlüğüm sayesinde elimden bırakamayacağımı sandığım bu romanı ne yazık ki kitapçıdaki hevesle okuyamadım. Ancak yine de aklımda epey yer etti şimdiden.

Kısaca konusuna değinmek gerekirse, çok sevdiğiniz şeyler yükümlülük, iş haline geldiğinde tahmin ettiğiniz gibi olmadığını görürsünüz hani, Gertrud'da da romanın anlatıcısı olan baş karakter Kuhn müzik aşığı bir genç. Bu yüzden müzik dışında herhangi bir meslekle uğraşamayacağını düşünerek ülkesindeki en iyi müzik okullarından birinde eğitim almaya başlar. Ancak derslerinin ağır gelmesiyle birlikte mezun olamayacağını, mezun olsa bile en fazla bir orkestradaki herhangi bir kemancı olacağını, ancak geçimini idare ettirebilecek kadar bir para kazanabileceğini, ünlü olamayacağını, müzisyenliğin hayallerindeki gibi olmadığını düşünmeye koyulur. Birkaç kez okulu bırakmaya karar verse de müzik dışında da herhangi bir seçeneğinin olmadığına kanaat getiren Kuhn, okuldaki en haylaz gençlerle arkadaş olur ve okulu ite kaka devam ettirmeye başlar. Haylaz arkadaşlarının, üzerindeki kötü etkilerini ancak bir bacağını sakatladığında fark eder ve bir hışımla okulu bitirir. Sonrasında da birtakım opera şarkıcılarından oluşan ünlü bağlantılarını doğru bir şekilde kullanan Kuhn'un müzik dünyasına attığı adımları ve romana da ismini veren, ona hayatının eserini besteleten Gertrud'la tanışmasını ve aşktaki ümitsizliğini okuruz.

Siddhartha ve Bozkırkurdu'nun çok iyi kitaplar olduğunu duymama rağmen, nedensiz bir ısrarla kitapçıda Gertrud'u ilk olarak okumak istemiştim Hermann Hesse kitaplarının içinden, sanırım başlamak için doğru eser değilmiş, ağdalı dili ve olay örgüsünün ağırlığı biraz uzattı benim okuma süremi. Kitap hakkında "Hermann Hesse, sözcüklerle bir beste yapıyor bu kitapta." diye bir cümle okumuştum, o konuda hiç şüpheniz olmasın ancak o besteyi dinleyebilecek kadar eğitimli bir müzik kulağınız yoksa biraz sıkıcı olacaktır okuma süreci.

7 yorum:

  1. Gertrude üzerine yazdıklarınız için teşekkür ederim.

    Siddartha ve Bozkır Kurdu hakikaten daha kolay okunabilir kitaplar. Özellikle Siddartha'yı çok beğenmiştim okuduğumda.

    Çok uzun zamandır da elimde Boncuk Oyunu var,büyük bir hevesle almama rağmen kitabın içine nufüz edemedim bir türlü. O da Gertrude gibi müzik bilgisi içeriyor ve bu konuya yakın değilseniz çok zorluyor insanı.

    YanıtlaSil
  2. Rica ederim öncelikle. :)

    Ben de diğer kitaplarını da okumak için can atıyorum, ilk deneyimim başarısız oldu diye Hermann Hesse yolculuğunu öyle yarıda bırakmayı düşünmüyorum. Sanırım Bozkırkurdu da ikinci okuyacağım kitap olacak, daha kolay okunabilir olduğunu duyduğuma sevindim gerçekten!

    YanıtlaSil
  3. şiddetle Siddhartha'yı okumanı öneririm, benim en sevdiklerim arasındadır. doğu mistisizmini, gothamanın ilerleyişini hess'in kaleminden okumak büyük keyif göreceksin..

    YanıtlaSil
  4. ben bozkır kurduna üniversitede iken başlamıştım, ama begenmemiş ve bırakmıştım :)

    YanıtlaSil
  5. o zamaan hemen tekrar başlıyorsuun :))

    YanıtlaSil
  6. emredersiniz komtanım ;)

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails