7 Mayıs 2010 Cuma

Ape and Essence - Maymun ve Öz | Aldous Huxley

Huxley benim gözümde en karizmatik yazarlardan biri. Öngörülerine ve yarattıpı dünyalara hayranım. 
Ape and Essence veya Türkçe adı ile Maymun ve Öz'de Huxley, yine bir distopya ile karşımızda.

İki sinema yapımcısının eline, William Tallis isimli birinin Maymun ve Öz isimli senaryosu geçer. Bu kişiler Tallis'in peşine düşedursunlar, biz de senaryoyu okumaya başlarız.

Gelecekte, 3. Dünya savaşı sonrası dünya nükleer saldırılardan zarar görmüştür.. Yeni Zelanda'dan bir ekip, Amerika'ya keşif gezisine gider. Yeni Zelanda stratejik önemsizliği nedeni ile savaştan zarar görmemiştir!

Amerika ise mahvolmuş durumdadır. Zalim, şeytana tapan, radyasyondan dolayı anormal doğan insanları şeytan'ın işi sayıp öldüren (!) çelişkiler içinde akılsız bir topluluk vardır California'da...

Yeni Zelanda'dan giden ekibimizin içindeki bir şahsiyet, Dr. Poole bu medeniyetin içine karışacaktır.. Bundan sonrası için kitabı okumanızı tavsiye ederim :)

Özellikle Şeytan Vekili ve Poole arasındaki konuşmalar, Cesur yeni dünyada Vahşi John ile medeni olan insanlar arasındaki diyaloglara çok benziyor..

Kitaptaki şiddet, ürpertecek kadar gerçekçi yazılmış ancak aşırı değil. Düşünmeyen insanları yönetmenin ne kadar kolay olduğunu gösteriyor bize Huxley. Koşulsuz inanmanın kitleleri nerelere sürükleyebilecegini anlatıyor. 

Maymun ve Öz, sıradışı olayları anlatıyor olabilir, ancak günümüz dünyasına paralelliğinin yadsınamayacağı da bir gerçek.  Cesur yeni dünyadaki soma,  maymun ve öz de ise DİN olarak karşımıza çıkıyor. Kişisel görüşüm dinin insana özel, mahrem bir kavram olduğudur, bu yüzden bu kitabı zevkle okudum. İnsanları dinle sürüklemek ve yönetmek, hiçbir topluluğa hayır getiremez bence..

Neticede, okunulası, değişik bir kitap. yarım yüzyıl önceden günümüz dünyasının şekillerine, yöntemlerine, farklı bir kurgu..

On üzerinden puanım: 7

13 Nisan 2010 Salı

Hepimiz Bir Tutam Fosfor değil miyiz: Cesur Yeni Dünya


Cesur Yeni dünya ile ilgili konuşulabilecek, tartışılacak, düşünülecek o kadar çok şey var ki, ne yazarsam yazayım yazım aciz kalacak. Aldous Huxley okumayanlar için büyük bir kayıp, okuyanlar içinse saygı duyulacak bir beyindir. Yıllar öncesinden gelişen dünyanın geleceği noktayı hayal etmiş ve hayret edilecek bir çarpıcılıkla kitaplarına akıtmıştır düşüncelerini.

Düşüncelerini uzuvlar haline getirip bize dokundurabilen nadir yazarlardandır bence. Cesur Yeni Dünya benim pek çok insan gibi Huxley ile ilk tanışmam oldu.

İnsanların daha doğmadan etiketlenerek "üretildiği", aile- karı koca-kardeş vs. akrabalık gibi insanı bağların yok olduğu sınıflardan oluşan bir dünya "cesur yeni dünya". insanlar öldükten sonra ziyan olmuyor, bilakis vucutlarındaki fosfor değerlensin diye kullanılıyor. Daha doğmadan genetik kodları belli, doğduktan sonra verilen eğitimlerle nasıl yaşayacakları, nasıl zevk alacakları ve hatta kaderleri yönetiliyor. Suç yok, cinayet, tecavüz, şiddet, hırsızlık yok. Herkes olduğu yerden son derece memnun ve mutlu! Mesela Alfa sınıfı insanlar, hem güzeller, hem akıllılar. Betalar dan aşağıya inildikçe insan özellikleri kötüleşiyor, onlar da zaten amele sınıfı oluyor :))

Cesur yeni dünyanın sınırları ötesinde, C.Y.D.'ya göre vahşi tabir edilen ama bize göre normal-kabilemsi- insanlar yaşamakta. işte bu insanlardan birinin kaderi de bizim concon tabir edebilecegimiz laboratuar üretimi kişilikler tarafından değiştiriliyor...

Din kitlelerin afyonudur ya, işte cesur yeni dünya conconlarının afyonu da Soma adında bir maddedir. Bu ruhsuz insanlar, aynen bizim bugün inandıgımız/inandırıldığımız zorunluluklar gibi, kendi zorunluluklarının çizdigi sınırlardan çıkamadan ama koyunlar gibi mutlu mesut yaşıyorlar.

Onların yerinde olmak istermiydik? Düşünsenize, stres yok, üzüntü yok, mutsuzluk yok, gelecek kaygısı yok, aşk acısı, evlat acısı, ayrılık acısı, korku keder yok... içimizde cesur yeni dünyada yaşamak isteyen insanlar vardır eminim! Ama zaten merak etmeyin, oraya doğru yol alıyoruz, çocuklarımızın beynine çizgi filmlerle, reklamlarla, bilgisayar oyunlarıyla sokulan idealize kahramanlar onların geleceğini etkilemeye başladı bile... -yaşasın paranoya!-
Related Posts with Thumbnails