12 Aralık 2013 Perşembe

Tess Gerritsen | Kan Gölü ★★★★

Gecen gun, son zamanlarda siklikla Tess Gerritsen okudugumu ve her ne kadar yenileri arasinda begendigim kitaplari olsa da her seferinde "Tess bu degil!" diyip durdugumu fark ettim. Bunun uzerine daha once okudugum ancak burada incelemedigim saglam kitaplarindan birine gitti elim. Bir sure kitap kapagiyla bakistiktan sonra aci itiraf geldi: kitabin cok acayip oldugunu hatirliyordum ama icerige dair gram fikrim yoktu cunku... cunku kitabi okumamin uzerinden 7 sene gecmisti! 7. Resmen hicbir sey hatirlamadigimi fark ettigim an kitabi yeniden okumaya basladim. Sayfalar ilerledikce parca parca canlanmalar, hatirlamalar basladi tabii ki ama yine de "konu buydu, sonu da buydu" diyemedim. Ve dolayisiyla neredeyse ilk okudugum zamanki kadar keyif aldim.

Kitaba gelince... Her ne kadar bu sefer oldukca olumlu bir anlamda soyluyor olsam da "Tess bu degil!" :) Cerrah ve Cirak gibi kitaplarda polisiye konusundaki becerisini konusturan Tess, Kan Gölü'nün buram buram Stephen King kokmasini da saglayabilmis. Kocasinin ölümünün ardindan oglunun kotu arkadaslar edinmesiyle sehirden ayrilip Maine'in bir kasabasina yerlesen Doktor Claire'in hikayesini okuyoruz Kan Gölü'nde. Ancak bir anda bir seyler ters gitmeye ve kasabanin gecmise dayanan sirlari ortaya cikmaya basliyor. Sadece tarih tekerrur etmiyor artik, cinayetler de geri geliyor.

Bu kitapla ilgili vurgulamak istedigim iki nokta var. Bunlardan birincisi Tess Gerritsen'in son zamanlarda cok soylendigim romantik halleri. Kan Gölü'nü yeniden okuyunca gordum ki bu kadinin kitaplarinda hep romantik bir yan varmis; ama 400 sayfalik kitabin sadece 10 sayfasinda bahsedilince bana cok batmamis. 

Ikinci konu ise tamamen kitabin uzerimde yarattigi etkiyle alakali. Bir polisiyeden ziyade Stephen King'in gizemlerini andiran kitap, bana hep The Reaping / Hasat isimli filmi hatirlatir. Kitabi elime aldigimda 7 sene oncesine dair hatirlayabildigim tek sey de buydu. Belki konusu, belki de kitabin ogeleri yuzunden... Tam olarak neden oldugunu bilemesem de Kan Gölü ile The Reaping'in uzerimde ayni etkiyi biraktigini soyleyebilirim.

Polisiyenin yani sira gizem de seviyorsaniz eminim bu kitabi da begeneceksiniz.
Simdiden iyi okumalar.

Amalth.

8 Aralık 2013 Pazar

Tess Gerritsen | Bicak Sirti ★★★☆

Uzun zamandir hicbir sey yapmadan ve hatta yataktan cikmadan kitap okuyabilecegim bir gunun hayalini kuruyordum. Kosusturmacadan yorulan bedenim ve zihnim bu istegimi bugun hayata gecirmem konusunda oldukca israrci davrandi ve sonuc olarak, sabah basladigim 400 sayfalik Tess Gerritsen romanini gece yarisi bitirdim.

Bicak Sirti, belki size komik gelecek ama yaprak sarmasi gibi bir kitap. Aslinda icinde cok matah bir sey yok ancak sarmasi / yazmasi o kadar uzun bir seyin boylesine kisa bir surede tuketilebilmesi de cok sasirtici. Henuz yemeye / okumaya basladiginiz tencereyi / kitabi bir anda yariladiginizi fark ediyor ancak kendinizi durduramiyorsunuz. Oysa ki konusu oldukca siradan; bir anestezi uzmani ameliyat sirasinda hastasini kaybediyor ve kendisine mesleki suistimalden dava aciliyor. Meslegini kaybetmemek icin savas veren doktor bir anda kendini seri cinayetlerin arasinda buluyor. 

Tess Gerritsen'in okudugum en son romanindan buyuk bir hayal kirikligiyla ciktigimi hatirlarsiniz. Anatomik gerilimin kralicesi olarak adlandirilan Gerritsen'in bir ask romani yazmasi aklimin alabildigi bir sey degildi. Bicak Sirti'ni da belki bu nedenle keyifle okudum; beklentim dusuktu. Ancak okumaya basladigim zaman oldukca keyiflendim. Bu kitap oyle aklimi basimdan alacak, nefesimi tutmama neden olacak bir roman degildi lakin su gibiydi. Zihnimi yoracak herhangi bir unsur icermiyordu, akiciydi, gereksiz detaylarla doldurulmamisti. Ote yandan, Gerritsen'in son donem kitaplarinda neden romantizme bu kadar girdigini bir turlu anlamiyorum. Rizzoli & Isles serisinde inanilmaz yetenegini gosteren Tess neden birden romantizmli aksiyon yazmaya basladi, bilemiyorum. Hos... Dozunda oldugunda cok sorun edilecek bir durum degil ancak kitabin tumune yayilinca beni bir gerilim romanindan daha cok geriyor. Kahrolsun romantizm! :)

Uzun sozun kisasi, Bicak Sirti'ni keyifle okuyabilirsiniz. Gerilimden ziyade aksiyon icerdiginden okuyuculari illa turunun hayranlari ile kisitli kalmak zorunda da degil. Okuyun, okuyun da inanilmaz meramlarla, alintilarla karsilasmayi beklemeyin. Emin oldugum tek sey, sizin de bu kitabi bir cirpida okuyacaginiz!

Opucukler, cicekler, bocekler.
Amalth

Not: Kitabi okumaya baslamadan once yeterli kahve stogu edinmenizi oneririm. Kitap boyunca "odayi dolduran kahve kokusundan" o kadar cok bahsediliyor ki bir bagimlinin yoksunluk cektigi gibi kendimi mutfaga atip fincan fincan kahve yaptim.


30 Ağustos 2013 Cuma

Tess Gerritsen | Golgesizlerin Tutkulu Dansi ★



Sahne: Foca'dayim, elimdeki kitap bitmek uzere ve yeni bir kitaba ihtiyacim var. Orijinal dilinde kitap bulmam zaten imkansiz diyerek ilk kitapciya girdim. Bir de ne goreyim! Tess Gerritsen yeni bir kitap yazmis, kitap Turkce'ye cevrilmis ve benim haberim bile yok! Soz konusu olan Gerritsen ya; konusunu bile okumadan aldim. Eve dondugumde kitabi incelemeye basladim. Ilk hayal kirikligini kitabin orijinal adini gordugumde yasadim: "Thief of Hearts". Yani, Kalp Hirsizi! Derken elimdeki kitap bitti ve sira Golgesizlerin Tutkulu Dansi'na geldi.

Gelmez olaydi!

Kitabin konusu, ucuncu sinif televizyon kanallarinda 20.00 kusaginda verilen ucuncu sinif Hollywood filmlerinden beter! Basi belada olan guzel bir kadin, ona yardim etmek uzere harekete gecen yakisikli bir brujuva, peslerindeki kotu adamlar, aralarinda filizlenen ask, eski Turk filmi misali "Benim yuzumden basina bir sey gelmesine dayanamam, onu kendimden uzaklastirmaliyim" dusuncesine dayanan abuk subuk hareketler... Tess Gerritsen'in boylesi bir kitap yazmayacagindan, yazsa bile masanin sallanan ayagini duzeltmek icin kullanacagindan o kadar emindim ki "Acaba yazarin isminde bir harf oyunu var da bu bizim Gerritsen degil mi?" diye bile dusundum!

Eninde sonunda bir macera kitabi oldugu icin kitap bir sekilde ilerliyor. Her sayfada bile bile lades diyorsunuz. Hani yine o ucuncu sinif televizyon kanallarinda yanardag patlamali filmler olur, aile uyelerinden biri dagda kalir, ailenin kopegi kosarak o yone dogru gider, filmin sonunda ustu basi kullenmis aile uyeleri birbirine sarilir. Oyle iste. 

Hic Tess Gerritsen okumamis olup bu kitaba bulasanlara bir cift sozum var: Tess Gerritsen bu degil! Lutfen gidip Cerrah'i alin, Cirak'i alin, Kan Golu'nu alin! Bu kadinin nasil harikalar yaratabildigine kendi gozlerinizle sahit olun! Ve... Golgesizlerin Tutkulu Dansi'ndan uzak durun.

Opucukler.
Amalth.

Not: Kitap fotografim siyah/gri/beyaz oldugu icin akillarda olusabilecek olasi bir soruya yanit vermek istiyorum. Cihangir'deki rengarenk merdivenleri griye boyayanlarla bir akrabaligim yoktur. Yanlis anlasilma olmasin!

25 Ağustos 2013 Pazar

Tess Gerritsen | Cerrah


  
Merhaba!

 Bu kadar kitap aşığına Cerrah'tan bahsetmemek olmaz diye düşünerek, sizinle bu kitap hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki polisiye ve gerilim türündeki kitapları seviyorsanız, bu kitap başucu kitabınız olmaya aday. 

 Roman, katilin cümleleriyle başlıyor, ara sıra yine anlatıcı ağız değiştirip ona dönüyor ve yine onun cümleleriyle bitiyor. Bu katilin hedef aldığı kadınların ortak özelliğini söylemeyeceğim, çünkü bu okuduğunuzda öğrenmeniz gerektiğini düşündüğüm etkileyici bir ayrıntı. Aynı zamanda katilimize dosyayı araştıran ve çözmeye çalışan ekip tarafından "Cerrah" adı  veriliyor. Bunun sebebi de Jane Rizzoli ve ekip arkadaşlarının bu katilin tıp geçmişi ya da tıp bağlantısı olduğunu düşünmeleri. Gerek otopsi gerek işkence ve cinayet anlarındaki gerçekçi ve duru anlatım da yazarımız Tess Gerritsen'in asıl mesleğinin doktorluk olmasının meyvesi olarak karşımıza çıkıyor. 

 Geçmişte bir katilin hedefi olmuş olan ama onu vurarak ondan kurtulmayı başaran Doktor Catherine Cordell, şimdi de başka bir katilin hedefi haline geliyor, Cerrah'ın. Ve bu durumun çerçevesinde diğer dedektiflerin ve doktorların, suçluların ve masumların hayatları, kaderleri birleşiyor. 

 Romanın olay örgüsünde tek bir dakikalık boşluk bile yok. Olaylar birbirine ustaca ve doğallıkla bağlanmış. "Cerrah"ın neşterini her oynatışını  ister istemez hayalinizde canlandırıyorsunuz. Aynı zamanda bu kitap Rizzoli & Isles serisinin de ilk kıtabı olma özelliğini taşıyor, seri "Çırak" adlı kitapla devam ediyor. Belirtmem gereken bir diğer şey de bu seriden esinlenilerek oluşturulmuş Rizzoli & Isles isimli bir dizinin de olduğu. 

 Polisiye ve gerilim türlerine kafayı takmış biri olarak benim başucu kitaplarımdan biri olan ve polisiyeden de gerilimden de çok özel izler taşıyan bu kitap eminim sizin de hoşunuza gidecek.

 Su gibi okumalar, öpücükler! 
Related Posts with Thumbnails