30 Eylül 2012 Pazar
Yukarı Mahalle, Steinbeck
John Steinbeck'in orijinal adı Tortilla Flat olan, Türkçe çevirilerinde Yukarı Mahalle ya da Kenar Mahalle ismiyle basılan romanı, aslında aynı yerde, aynı kişilerin başından geçen çeşitli olayların küçük küçük hikayeler halinde anlatılmasıyla oluşmuş.
İlk başta hapisten kaçmış, işsiz güçsüz Danny'i tanırız ve hikaye Danny ile Pilon'un birbirlerinin fakirliğine, ızdırabına ortak olduklarında arkadaşlıkları sayesinde her şeyin altından kalkabileceklerini fark etmeleriyle başlar. Birinin cebine giren birkaç dolarla birlikte yemek yerler, birinin eline geçen bir şişe şarabı birlikte içerler, ikisi de evsiz ve işsiz, sokak sokak, orman orman dolanmaktalarken Danny'e bir gün iki ev miras kalır. Kendine miras kalan iki evle birlikte toplumdaki statüsü bir anda değişen Danny, bir evinde kendisi otururken diğer evini de Pilon'a sözde kiralar ama Pilon'un Danny'e hiç kira ödemeyeceğini ikisi de biliyorlardır. Pilon, Danny'e kira ödemediği için kendini suçlu hissetmeye başlamışken eve başka bir kiracı daha alır, onun da kendisine hiç para ödemeyeceğinin farkındadır ama olur a Danny bir gün kendisinden kira isterse "Yeni kiracı da bana kendi kira payını ödemiyor Danny, ondan kira ödeyemiyorum!" diyebilecektir. Arkadaşlıklarının bu kira meselesi yüzünden gitgide bozulacağının farkında olan Danny de Pilon da sıkıntıdan geceleri uyuyamamaya başladıklarında Pilon'un oturduğu ev yanar ve Pilon da diğer arkadaşını da alıp Danny'nin Yukarı Mahalle'deki evine taşınır, artık ne kiracı ne de ev sahibi kalmıştır, hep birlikte aynı evde yaşayan kafadarlar, hayatlarına pek çok dost daha dahil edecekler, pek çok badireler atlatacaklardır.
Yukarı Mahalle, tam bir kenar mahalle romanı. Günübirlik işlerde çalışan insanlar, çingeneler, ellerine geçen üç kuruş parayı içkiye yatıranlar, evde aç bekleyen çocuklar, yaşı geçkin ama parası olan kadınları mutlu eden parasız erkekler, kendilerine mutluluk aramak için gelen erkeklerden şarap ya da başka hediyeler talep eden kenar mahalle dilberleri, kendilerine bile bakamayacak durumdalarken hayvan sevgisinden vazgeçemeyip pek çok köpek besleyen zavallılar, ama hepsinin kendi hikayesi, hepsinin ayrı bir öyküsü ve dostluğu olmasıyla ağzınıza bir parmak bal çalmayı da çok iyi beceren bir fakirlik hikayesi. Her bölümde hikayeye dahil olan birilerinin öyküsünü ya da ana karakterlerin başlarından geçen değişik olayları okurken Yukarı Mahalle'ye hiç yabancılık çekmemeye başlayacak ve sonunda sanki kendinizi Yukarı Mahalle'deki evlerden birinde oturuyormuş gibi hissedeceksiniz.
Etiketler:
John Steinbeck,
sweet leaf
16 Mart 2010 Salı
Gazap Üzümleri

Steinbeck benim en sevdiğim yazarlardandır, belki de en sevdiğimdir.Fareler ve İnsanlar'ı okumayan bir kitap okuyana rastlamak zordur ki, zira Türkiye'de iki insan, iki kitap üzerine rahatlıkla konuşabilir; birincisi Elif Şafak'tan Aşk, ikincisi ise Steinbeck'ten Fareler ve İnsanlar, okumayan ya da okumasa da okumadım deyene rastlamadım henüz bu iki kitap için...
Steinbeck en sevdiğim yazarlardan olduğu gibi Gazap Üzümleri'de top 10'uma zorlanmadan girecek bir şaheserdir.
Ve açıkçası herkesin harcı değildir Gazap Üzümler'ini okumak, ve sindirmek.Ayrıca bu yazıdan sonra tekrar okuyacağım kesinleşti. -bu konuk yazar olayı iyi oldu ha, ne kitaplar okumuş, tadları nasıl damağımda kalmış hatırlattı bana...-
Joad ailesi üzerinden anlatılan koca bir devir.Ekonomik buhranın sonuçları, tarımdan makineleşmeye geçen ve köleliği sonlandıran devrin, kendine yeni köleler oluşturmasının destansı anlatımı...
Yo dostlar yo, bu kitap kutsaldır, kesinlikle ve kesinlikle herkes okumalıdır.Ve kolay kitap değildir, 500-600 sayfa civarındadır, zordur, betimlemeler, tasvirler kusursuzdur.Anlatılan küçük insanların dramı korkunçtur ve daha korkuncu tamamiyle gerçektir.
Joad ailesi ile beraber milyonlarca okie'nin zorunlu göçü sizi utandırır, kalp atışınızı hızlandırır, elinizi titretir.
Kitabın başında rastlayacağınız kaplumbağa ve onun yolu gösterişi inanılmazdır.O kaplumbağa ki kah ters döner, kah düzelir, yavaş yavaş ilerlemeye, yaşamaya çalışır.Nuri Bilge Ceylan'ın en sevdiğim filmi Kasaba'daki kamlumbağaya rastlayınca; NBC'nin, Steinbeck'in kaplumbağasını çok güzel resmettiğini görmüştüm, işte Steinbeck olağanüstü bir sinematografi ile yazmıştır bütün sayfaları..
Bu olağanüstü hikayenin içindeki küçük küçük hikayelerden bile, abartmıyorum 10 tane iyi yazar çıkabilir.
Karakterlerinin hepsi hatta kitapta varlığını hissettiğiniz herkes gerçektir, vardır; o buhranda, o göçte can çekişmiştir, bilirsiniz, anlarsınız, belletir size bunu Steinbeck.
Hele sonu, hele o olağanüstü sonu, her şeyi belgeler niteliktidir, hele başı, hele ortası, hele hele bölüm bölüm anlattığı kapitalizm boku! inanılmazdır.
Yeni dünyayı, kapitalizmi, parayı, ekonomiyi size kimse bu kitap kadar iyi anlatamaz, kesinlikle anlatamaz.
Bununla birlikte aile bağlarını, aşkı, hayatı, insanları, insanlığı da kimse bu kitap kadar iyi anlatamaz, kesinlike anlatamaz.
Hepsini topla artı hayatı kimse Steinbeck kadar sevdiremez, kesinlikle yapamaz.
Steinbeck kraldır!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
