Siz bana kitap önerirsiniz de ben okumaz mıyım! Geçenlerde okuduğum ve çok beğendiğim Bataklıkta Gece Yarısı'ndan sonra gelen yorumlarda çoğunuz Eve Dallas serisine başlamamı ve Villa'yı okumamı önerdiniz. Serinin ilk kitabı olan Çıplak Ölüm'ü ve Villa'yı hemen defterime not ettim ve ilginç bir tesadüfle, girdiğim bir kitabevinde sadece bu iki Nora Roberts kitabının olduğunu görünce hemen aldım! Sonuçta bu evrenin bir mesajı değildiydi de neydi! :)
Çıplak Ölüm, Nora Roberts'ın Eve Dallas karakterini ele aldığı sanırım 6.456.342 kitaplık serinin birincisi. Öncelikle kitabın beni bazı açılardan çok şaşırttığını ancak bazı unsurlar nedeniyle de kitabı yavan bulduğumu söylemeden edemeyeceğim. Çıplak Ölüm'ü şimdiki zamanda geçen, alıştığımız tarzda bir polisiye sanmıştım; hiçbiriniz de beni hikayelerin gelecekte geçtiği konusunda uyarmamışsınız! O yüzden uçan araba tasvirleriyle başlayan kitabın ilk sayfasını, yanlış gördüğümden endişelenerek birkaç defa üst üste okudum. :) Neyse ki fütüristik polisiyeye alışmam zaman almadı da hikayenin içine kitabın izin verdiği ölçüde girdim. Hatta gelecekte, bildiğimiz dünyadan ve teknolojiden çok uzakta geçen bir kitabı okumaktan da ciddi zevk aldım. Özellikle, Nora Roberts'ın duygusal romanlardan polisiyeye geçişine bağlı olarak kadın-erkek ilişkilerine dair yaptığı tespitlere bayıldım.


Gelecekler, korkular, ama hep aynı korkular.
Amalth.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder