6 Mart 2014 Perşembe

Ted Dekker | Adaletin Gizli Mezarligi ★★★★★

Kitabin son sayfasini az once cevirdim. Normal sartlar altinda kitap hakkindaki dusuncelerimi toparlamak icin hep bir ya da iki gun beklerim ama bu kitap hakkinda bir seyler yazmayi ertesi gune birakamayacagim.

Adaletin Gizli Mezarligi bir polisiye degil; kitaba ait sayfalarda belirtildiginin tersine bir gerilim ya da korku romani da degil. Bu kitap, insanin iyi ve kotu kavramlarini; koleligi ve yargilamayi; gucu ve zayifligi sorgulatan bir roman. Dayak yemek gibi bir sey.

Bosna savasi sirasinda ailesi oldurulen ve bunun uzerine, dunyaya adalet getirmek uzere rahip olan bir Katolik ile kendisini uyusturucu nedeniyle kaybetmis ve en ihtiyaci oldugu anda bir adam tarafindan kurtarilan kayip bir ruhun hikayesi Adaletin Gizli Mezarligi. O gunah cikarma kabininde oturarak adalet dagitamayacagini fark eden David, daha dogrudan bir yol izleyerek kanunun dokunamadigi katilleri, subyancilari, iskencecileri olduruyor. Bir Dexter misali. Diger yanda, hayattan korkusu ugruna bir yil boyunca cam bir eve hapis olan Renee var. Cam hapishanesinden cikiyor ve yasadigi kayiplar ve verdigi sozler ugruna bir adami oldurerek kendi kucuk dunyasina adalet getirmeye calisiyor. 

David, "benim yargicim Tanridir" demek.

Renee ise "yeniden dogus".

Kitabi okurken cok dusundum. Kotu oldugundan emin oldugunuz birini adaleti saglamak ugruna oldurmeyi goze alir miydiniz? Oldurdugunuz kisinin sonraki olasi kurbanlarini kurtarirken o adamin da bir ailesi olabilecegini goz ardi edebilir misiniz? Ya o adami oldurdugunuzde en az o adam kadar suclu olmuyor musunuz? Insanlari yargilayabilir misiniz? Yargiliyorsaniz ya sizi kim yargilayacak? Ted Dekker her seyi sekillendirecek seyin sevgi olacagini soyluyor; adaleti sevgiyle dagitmak mumkun mudur? Adalet biraz olsun zalimlik istemez mi?

Sorup durdum. Daha cok sordum. Daha cok durdum.

Kucuk kiz cocuklarina tecavuz edip olduren bir subyanci katil dusunelim. Bu adam kocaman bir burokrat olsun ve dunyaya baris getirmek ya da cok buyuk bir savasi durdurmak uzere olsun. Boylesi onemli bir burokrata kanun dokunamiyorsa siz dokunur muydunuz? Sonraki kucuk kizlari kurtarmak ugruna savaslarda milyonlarca insanin olmesine goz yumar miydiniz? Ya da milyonlari kurtarmak bir sonraki kucuk kizdan daha mi degerli?

Bu sorularla kafayi yemeyelim diye mi her inanc, insanin canini ancak Tanri'nin alabilecegini soyluyor? O durumda dovulerek oldurulen kendi cocuklarimiz ne olacak? "Ayagim agriyordu, o yuzden sert vurmus olamam" diyebilen kisi kendisini Tanrisinin yerine mi koyuyor?

Boyle iste...
Adaletler, sorular, olumler,

Ve bir de...
Ali, Ismail, Korkmaz,
Amalth.

6 Mart 2012 Salı

Ted Dekker | Kutsal Meclis




Başlıca taşınma işlerimi hallettikten sonra sıra en sevdiğim ana geldi. Kitaplarımı kolilerden çıkartıp birer birer yerlerine yerleştirecektim. Aynı yazarın farklı kitapları yan yana, benzer konulara sahip kitaplar aynı raflarda, gram haz etmediğim ancak elden çıkartmaya da kıyamadığım kitaplar en alt rafa... Kendime bir kadeh şarap koyup kolilerin başına geçtim. Uzun zamandır okuyor olmama rağmen bir türlü hakkında yazı yazamadığım kitaplar geçti elime sonra. Kitapları birer birer yerine yerleştirirken romanı, karakterleri, olay örgüsünü filan hatırlamaya çalışıyordum.. Çalışıyordum ki birden çok etkilenmiş, çok sevmiş, "ne cengaver kitap lan" demiş olmama rağmen hatırlayamadığım bir kitap ile karşılaştım! Ta ta! Kutsal Meclis!

Bu kadar sevdiğim bir kitabı tam olarak hatırlayamamanın verdiği suçluluk duygusu ağır bastı, Rafların Arasından okuyucularına karşı duyduğum sorumluluğun altında ezildim ve kitabı baştan okumaya karar verdim. İyi ki de yeniden okumuşum! Çünkü en az ilk okumamdaki heyecanı duydum! Çünkü bu kitap bir sürpriz yumurta! Okuyucuda hep bir şaşkınlıklar, heyecanlar, sürprizler, yok artık'lar doğuruyor.

Polisiye, cinayet, macera ve biraz da gerilim seviyorsanız, kısa kısa olan bölümlerin son cümlesine gözünüz kaymasın diye kitap ayracı ile satırları kapatıyorsanız, katilin en beklemediğiniz kişi çıkmasını sevmiyorsanız bu kitabı okuyun.

Bu kitap masum bir çocuğun kaçırılışının ardından bir seri katile dönüşümünün hikayesi.
Bu kitap neye inandığınız önemli olmaksızın bir şeye inanıyor olmanın gücünü hatırlatıyor.
Bu kitap paylaşılan kaderlerin farklı insanlar üzerindeki farklı yansımalarını gözünüze sokuyor.
Bu kitap aslında hiç beklediğiniz gibi gitmiyor.
Bu kitabın sondan beşinci sayfası her şeyin anlam kazanmasını sağlıyor.

Benim gibi bir polisiye tutkunuysanız bu kitabı okuyun. Daniel'ı, Lori'yi, Heather'ı, Alex'i ve en önemlisi Havva'yı unutmayın. Çünkü bu kitabın sayfalarına dokunduğunuz süre boyunca siz de Havva'nın Kutsal Meclisi'ndesiniz.

Bir de..

Bir daha unutmamak üzere buraya yazmak istediğim ama o sayfa geldiğinde yaşayacağınız şaşkınlığı katletmek istemediğimden yazamadığım bir paragraf var. Ölüme yakın deneyim yaşayan kör bir kadının hikayesi. Onu hiç unutmayın!

Seri katillerle sadece kitaplarda karşılaşmanızı dileyen,
Amalth.
Related Posts with Thumbnails