19 Eylül 2012 Çarşamba

Gümüş Çekirgeler(Mars Yıllıkları),Ray Bradbury


Fahrenheit 451’in yazarı Ray Bradbury’nin Mars üzerine yazdığı kronolojik hikayelerinden oluşan kitabı.Genel itibariyle başarılı bir yapıt,her bilimkurgu hayranının okuması gereken kitaplardan birisi.

Bradbury,kitabın genelinde ufak hikayeleri kronolojik sıraya göre düzenlemiş;her bir hikaye farklı bir doku farklı bir konsept sunuyor.Bu açıdan Ben,robot’a benzetilebilir.İnsan kültürü,doğası incelenmiş hikayelerde;karanlık da olsa çarpıcı tespitler var ve tatlı kurgu oyunlarıyla süslenmişler.İnsan doğasının yıkıcılığı sıkça eleştirilmiş,bahane ve yalanlarını yeni “dünya”lara taşıyan insanların hüsran dolu sonları sıkça betimlenmiş.Psikolojik derinlik verdiği karakterlerin çoğu kendimizden bir parça bulup çok da hoşlanmayacağımız özelliklere sahip.Zaten kitabın esas vurucu yanı da burası…Fazla dürüst.İnsanların kendine yıkıcı doğası,çekirge sürüsü anlamına gelen “locust” ile betimlenmiş,bu kavram bilimden güç alan açgözlülüğün ve tahakküm arzusunun doğaya atfı olarak gözüküyor kitapta.İnsanlar,insanlıktan çıkarılmış ve doğanın yıkıcı bir gücü olarak tasvir edilmiş.
Yazarın gücü anlattığı hikayelerin içerisindeki insanların bugün bile çevremizde gördüğümüz zayıflıklarını açığa vurmasında yatıyor bence.
En çok okumaktan keyif aldığım hikaye ise insanlar çoktan terk etmiş olsa dahi günlük işlerini aksatmadan sürdüren otomatik bir evin anlatıldığıydı.Ben o hikayeyi açıkçası,günlük rutinleri arasında robot gibi yaşayan insanlara çok sert ve merhamet yoksunu bir gönderme olarak algıladım.
Sözün özü kitap,son derece başarılı ve kütüphanesindeki sıcak yuvayı açıkça hak ediyor.Ancak eleştirmeden yapamayacağım tek yanı,kurgu oyunlarında kullandığı psikoloji teoremlerinin çoğunun yanlış olduğu…Yazıldığı döneme bakılırsa yazarın bunu bilmesi pek mümkün değil,ancak benim gözüme battı.Benim açımdan zevkli bir molaydı,umarım sizlerde okumaktan keyif alırsınız.Başka incelemelerde görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails