12 Kasım 2021 Cuma

Kitap Düşkünlerinin İlgisini Çeken Bir Trend: Dark Academia Nedir?

     Selamlar, bugün bir kitap hakkında yazmak yerine hepimizin ilgisini çeken yeni bir akım hakkında yazmaya karar verdim: Dark ve Academia sözcüklerinin beraber kullanılan haline sosyal medya platformlarında mutlaka denk gelmişsinizdir, akıma Tiktok, Tumblr, Instagram ve benzerlerini kullanmayan en yabancı kişiler bile en azından Youtube'da ders çalışırken arkada tıngırdaması için bir çalma listesi ararken denk geldiklerini belirtiyorlar, belli ki Dark Academia'dan kaçış yok, öyleyse bir kitapseverler platformu olan Rafların Arasından'da da Dark Academia'yı mercek altına yatıralım.


    Dark Academia, estetizmin sosyal medyada türeyen alt kültürlerinden biri, bir internet kültürü, akımı. Genel olarak bir tanım yapacak olursak; size kendinizi bir akademi ortamında hissettiren, hafif karanlık, gizemli, ürperti verici, çoklukla da yüksek kültür ögelerini içeren ortamlar, objeler, ürünler, eserler bu akıma dahil diyebiliriz. Kimileri bir yaşam biçimi olarak da tanımlayabilir, genellikle estetik bir kavram olarak kullanılır. Bol bol kitap barındıran evler, odalar, raflar (ki tam da bu yüzden bu blogda yer almasını istediğim bir kavramdı) ve loş ışık alan kütüphaneler, salonlar, minimalizm akımına nanik yapan maksimalist dekorasyonlar, çerçeveler, tablolar, mumlar, şamdanlar, defterler, yerküreler, gözlükler ve niceleri sizi dark academia kavramına götürecek biletler olarak kabul edilebilir. Ancak dark academia'yı sadece estetik anlamıyla değil de yaşam biçimi olarak kabul edenler, sadece dekoratif unsurlarla yetinmeyerek dark academia'nın tanımına şunları da ekler: müze ve sergi gezileri, klasik müzik konserleri, opera gösterimleri, siyah beyaz filmler, sonbaharda tüvit ceketlerle dökülen yaprakların doldurduğu yollarda felsefi sohbetler ederek yürümek, üniversite öğrenciliği ya da akademisyenlik, ders çalışmak, mektup yazmak, öykü ya da roman yazmak, el yazısı ile not tutmak, bol kahve eşliğinde gece geç saatlere dek ders çalışmak ya da kitap okumak, şiir yazmak, salaş giyim tarzını reddederek her daim jilet gibi giyinmek, uzun ve bakımlı saçlar, Fransız bereleri, dünya klasikleri, sonu gelmez bir bilgi ve öğrenme arayışında olmak, felsefe, tarih, edebiyat hakkında her kaynağa duyulan açlık... Tüm bunların sizde de var olduğunu düşündüyseniz ve şu görseller de size hitap ediyorsa siz de Dark Academia kulübüne hoşgeldiniz:







(Görsellerin tümü https://twitter.com/AcademiaDreams bağlantısındaki Twitter hesabından alınmıştır.)


    Görseller eğer bir yerlerden size tanıdık gelir gibi olduysa, sizlere Dark Academia akımına dahil sayılan televizyon şovları ve sinema filmlerini de sayalım, çoğunda bu görsellerdeki aura mevcut: Suspiria, The Shining, Dead Poets Society, Scent of a Woman, Good Will Hunting, The Talented Mr. Ripley, The Dreamers, Only Lovers Left Alive, The Theory of Everything, The Danish Girl, Tolkien, Knives Out, Shirley, Freud, Hannibal, Mindhunter, The Magicians, Penny Dreadful, Sherlock, The Queen's Gambit, The Umbrella Academy, The Chilling Adventures of Sabrina, Harry Potter...

    Dizi ve filmlerden de kafamızda akımın içeriği biraz daha oturmuş olmalı: genellikle üniversite kampüslerinde geçen, bilgi ve öğrenme peşinde olan karakterlerin bulunduğu, birtakım gelişmeler karşısında zorluklara yenik düşmek yerine saçlarını ağartarak çalışmaya devam eden, disiplinli hareket eden kişilerin hikayelerini anlatan eserler Dark Academia akımına dahil olduğuna göre akımdan öğrenmemiz, ilham almamız gereken en önemli şey de budur. Sadece dekorasyon ve estetik hoşluğu değil de hayatın sürekli bir eğitim, gelişim fırsatı olduğu, güçlükler karşısında yılmayıp kendimizi geliştirebileceğimiz kaynaklara erişmek uğruna uykusuz kalınsa bile bundan memnun olmayı tercih edebileceğimiz, çalışmanın, disiplinin getirilerinin farkında olmamız gerektiği gibi unsurları alıp hayatımıza uygulayabiliriz. Çünkü Dark Academia, sadece kaşe montlar giyip uzun, bakımlı saçlarımızı savurarak kahverengi tonlarda Instagram pozları vermek değil, felsefe, edebiyat, tarih gibi bilimlerde ve sanatlarda birkaç söz söyleyebilecek kadar fikir sahibi olmak, hayatını ileri taşıyabilmek için çalışmaya gönül vermek de aynı zamanda. Yine içeriğindeki "dark" sözcüğü de, biraz daha karanlık, gizemli, ürkünç şeylerden zevk alanları kendine çağırmakta, belki daha önceden gotik şeylere ilgi duyan gençlerin yerini artık günümüzde dark academia akımı doldurmaktadır diyebiliriz, benim gençliğimde Tim Burton filmleri, senfonik metal grupları, dantelli ve siyah giysiler altına giyilen postallar, örümcek ağı desenleri, mum ışığı, piyano, çello, elektro gitar ve davul ağırlıklı müzikler ve nota işaretleri mevcuttu dark academia'nın yerinde, belki bizim gençliğimizden sonra devamı gelmeyen bu akımın yerine tüm bu akademi ortamlarında geçen film ve diziler, senfonik metal grupları yerine indie folk grupları, dantelli ve siyah giysiler yerine kahverengi tüvit ceketler, postallar yerine Oxford ayakkabılar, örümcek ağı desenleri yerine cameo biçimli kolyeler, ağır çerçeveleriyle gelip oturmuşlardır, ne güzel, ne mutlu onlara! Hafif karanlıktan kimseye zarar gelmez!

    Peki bu kadar Dark Academia'dan bahsettik, eh bu yazı da en nihayetinde bir kitap blogunda yayınlanıyor, acaba Dark Academia akımına edebiyatın kendisi zaten en ortasından giriyor, klasik romanlar da dahil edilebiliyor fakat başkaca ne gibi romanları dahil edebiliriz?

    Akımın başlangıcını çoğu kaynak Donna Tartt'ın Gizli Tarih romanı olarak görüyor, romanı ben okumadım ancak hem üniversite ortamında geçmesiyle, hem karanlık ve gizemli yönlerinin de mevcut olmasıyla akımı tümüyle karşılayan bir roman sayılıyor. Yine Harry Potter serisi de sinemada da, edebiyatta da akımın en önemli örneği sayılıyor, kendini bilgiye, öğrenmeye adayan Hermione, sürekli karanlık olaylara maruz kalan Harry, yatılı okul ortamı, dersler, sınavlar... Klasik romanlar kadar dark academia, şiirleri de önemsiyor, özellikle Rimbaud, Poe, Rilke gibi isimlerin dark academia aura'sını yansıttığı kabul edilip bu isimler yüceltiliyor.

    Dark Academia, en azından bilgi ve öğrenmeyi yüceltip romantize ederek gençler arasında yayıldığı için oldukça kabul gören ve övülen bir akım haline gelmiş, belki de internette gençler arasında yayılan en yararlı akım desek yanlış olmaz. Ancak akıma getirilen en büyük eleştiriler, akımın seçkinciliği yücelttiği, elitist ve dışlayıcı bir tavrı olduğu yönünde çoğalıyor. Eğildiği bilim ve sanat alanlarının bile sınırlı olması, kimi öğrencilerin "Ben de dark academia paylaşımları yapmak istiyorum ama mühendislik okuyorum, edebiyat, felsefe gibi bir bölümde değilim, bu yüzden notlarımı estetik fotoğraflar çekerek paylaşamıyorum," sızlanmalarına bile konu oluyormuş. Akımın giyim tarzı ve estetik algısının daha çok zenginlerin çocuklarına yönelik olduğu konuşulsa da ben buna katılmıyorum, en ucuz dekorasyon ürünleriyle de akımdan ilham alarak çalışma odanızı düzenleyebilir, satın alacağınız giyim parçalarını salaş olanlar yerine biraz daha şık, akademik tarzda olanlardan seçebilirsiniz, bu o kadar önemli bir konu değil, dediğimiz gibi, akımdan alacağımız en büyük ilham, hayatın kendisinin bir öğrenme süreci olduğu ve okumanın, öğrenmenin yakınılacak değil, zevk alınacak bir şey olduğu. 

    Sevgiler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails